Polikistik Over Sendromu Ve Beslenme

0 188

Beslenme çok fazla sayıda hastalığın önlenmesinde ve iyileştirilmesinde medikal bir rol üstlenmektedir. Birçok hastalığın tetikleyeni olan şişmanlık; hormon dengesizliği, insülin rezistansı, adet düzensizliği, kısırlık, akne, yorgunluk, depresyon, saç dökülmesi, yüz ve vücutta aşırı kıllanma gibi semptomlarla karakterize polikistik over sendromununda (PCOS) en bilinen endikasyonlardan biridir.

PCOS’ta şişmanlık sonucu artan yağ dokusu hormon dengesini bozmakta ve vücutta stres yaratan bir basıncın oluşmasına sebep olmaktadır. Artan yağ dokusu hastalığın seyrini daha da karmaşık hale getirmekte ve hastalığın tablosu karmaşıklaştıkça da, bireyin kilo alma eğilimi daha fazla artmaktadır. Dolayısıyla kilo artışı ile hastalığın genel profili arasında bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır.

Bireylerde hormon dengesizliğinin düzeltilmesi tedavinin esasını oluşturur. Kilo kaybı ise; hormon dengesizliğinin düzeltilmesini sağlar. Kan şeker seviyesinin bozulması ve insülin rezistansı, iştahın kontrol edilememesine yol açmaktadır. Bireylerin sağlıklı ve dengeli beslenerek ve düzenli egzersiz yaparak kilo vermeleri, hastalığın semptomlarını azaltmaktadır. Buna karşılık optimal ağırlığın korunması ve doğru beslenme alışkanlıkları ile düzenli yaşam koşullarının devamlılığı, karmaşık hastalık tablosunun nüksetmemesi bakımından önemlidir.

Beslenme İle İlgili Basit Öneriler:

  • Öğün atlanmamalı ve zamanı geciktirilmemeli; gün boyunca en az 3 öğün ve 2–3 ara öğün yapılmalıdır. Her öğündeki karbonhidrat ve protein oranı 2/1 şeklinde dengelenmelidir.
  • Kana hızla geçen ve şekeri yükselten şekerli besinler, hazır gıdalar, rafine karbonhidratlar (beyaz ekmek), nişastalı besinler (patates), muz, üzüm ve kurutulmuş meyveler gibi yüksek glisemik yükü olan besinlerden kaçınılmalıdır.
  • Kan şekerinin kana geçişini yavaşlatan meyveler, sebzeler, tam tahıllar, kurubaklagiller, bezelye vb. posa yönünden zengin olan besinler tüketilmeldir.
  • Karbonhidrat içeriği yüksek olan alkollü içecekler tüketilmemeli (bira vb.) Çay, kahve, ve sigara gibi uyarıcılardan kaçınılmalı.
  • Vücutta stresi arttırarak kan şekerinde düzensizliğe yol açabilecek allerjik besinlerden sakınılmalıdır.
  • Stres Yönetimi – stres, kan şekerini yükseltir ve yüksek düzeyde seyreden stres hormonu kortizol, insulin direncini şiddetlendirir.
  • Haftada üç gün en az 20 dakika süren ılımlı egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz, insulin düzeylerini düşürür ve vücut yağının azalmasına ve kas kazanımına neden olur.
  • Trans yağ asitleri ve hidrojene edilmiş yağlar; normal hormon sisteminin fonksiyonlarına zarar veren trans yağ asitlerinden ve hidrojene edilmiş yağlardan kaçınılmalıdır.
  • Posanın önemi; meyve, sebze, yulaf, tam tahıllar, kurubaklagiller gibi posadan zengin besinler, eskiyen hormonların feçes yoluyla dışarı atılmasını da sağlar. Konstipasyonu olanlarda hormonlar yeniden absorbe edilir ve östrojen, barsaklardaki bakteriler tarafından zararlı metabolitlere dönüşür.
  • Fitoöstrojenler; soya fasulyesi, soya içecekleri, tofu, arpa, yulaf, kurubaklagil, mercimek, pirinç, fasulye, keten tohumu, susam, çilek, kiraz, elma, havuç, buğday özü, pirinç kepeği gibi besinlerde bulunan bitkisel fitoöstrojenler, fazla östrojeni, reseptör düzeyinde bağlayarak etkisini azaltmaya yardım eder ve östrojenden daha zayıf östrojenik etki gösterirler.

Yorum Yapın