İştahsız Çocuklarda Beslenmeyi Etkileyen Faktörler

6 311

İştahsızlık genel olarak bireyin normal açlık sinyallerini alamaması ve hiçbir besine karşı yeme isteği duymaması olarak tanımlanabilir. İştah kontrolü başta gastrointestinal sistem olmak üzere santral sinir sistemi, pankreas ve adrenal bezler tarafından sağlanır. İştahsızlık çocukluk çağında sık görülen bir semptomdur ve değerlendirilmesinde gelişim, beslenme ve aile öyküsü önemlidir. İştahsızlık beslenme bozukluklarının bir belirtisi olabilir. Beslenme bozuklukları organik ve fonksiyonel kaynaklı olabilir ve biyolojik, davranışsal ve sosyal faktörlerden etkilenir. Kişisel, ailevi, ekonomik, çevresel ve sosyo-kültürel faktörler iştahı etkileyebilir.

İştahsızlık Nasıl Belirlenir?

İştahszılığın belirlenmesi için çok detaylı bir anamnez ve fizik muayene gerekmektedir. Anamnez ile bebeğin kim tarafından, nasıl, ne kadar, ne sıklıkta ne/neler ile beslendiği, altta yatan bir hastalığın olup olmadığı ve aile ortamı sorgulanır. Fizik muayeneyle kronik hastalık bulguları ve malnütrisyon durumu araştırılır. Çocuğun büyüme ve gelişme durumu, son üç günlük besin tüketimi incelenerek, mümkünse bebeğin beslenmesi de gözlemlenerek durum değerlendirilmesi yapılır. Organik sebeplerden kaynaklandığı düşünülüyorsa destekleyici nitelikte radyolojik ve laboratuar testler de kullanılabilir.

Sonuç Ve Öneriler

İştahsız çocuğu değerlendirirken öncelikle organik bir neden olup olmadığı konusunda dikkatli davranılmalı; iyi bir öykü, fizik muayene ve gerekirse laboratuvar yöntemleri ile organik nedenler dışlanmalıdır. İştahsızlığın başlama yaşı beslenme alışkanlığının gelişiminin neresinde sorun olduğunu anlamak bakımından önemlidir.

Çocuğun antropometrik ölçümleri yapılarak gelişme geriliği olup olmadığı değerlendirilmeli ve beslenme probleminin ciddiyeti konusunda fikir edinilmelidir. Annenin eğitimi ve ailenin sosyokültürel yapısı hakkında bilgi edinilmeye çalışılmalı, ayrıntılı bir beslenme öyküsü alınmalıdır. Öğünlerin içeriği ve sunum şekli oldukça önemlidir. Çocuğun sevdiği ve sevmediği besinlerin listesi alınmalı, nelerin yedirilmeye çalışıldığı ve nasıl bir yöntem izlendiği sorgulanmalıdır. Bu arada annenin psikolojik durumu da değerlendirme dışı bırakılmamalıdır. Yeme sorunu olan çocuğa yaklaşımda problemin şeklinin belirlenmesi ve bireye özgü çözümün ortaya konması tedaviyi kolaylaştıracaktır. Sunulacak besin çocuğun öncelikleri dikkate alınarak seçilmelidir. Yemek porsiyonları annenin isteğine göre değil, çocuğun gereksinimine göre ayarlanmalıdır.Besinler çocukların yiyebileceği türden hazırlanmalı, kendi yemek istediğinde özgür bırakılmalı ve bunun için cesaretlendirilmelidir.

Aile bireylerinin tümünde çocuğa karşı tutarlı bir yaklaşım gereklidir ve çocuğun bakımıyla ilgilenen herkes işbirliği ve ağız birliği yapmalıdır. Arkadaşları ile birlikte yemek yeme, piknikler, oyun içinde yemek, yemek saatlerinde mutlu bir ortam yaratma, çocuğa besini tanıtarak sevdirme sorunların çözümünde önemli etmenlerdir. Yemek saatleri düzenli olmalı, yemek aralarında çikolata, pasta, şeker, asitli içecekler gibi besleyici niteliği olmayan besinlere alışmamasına özen gösterilmelidir.

6 Yorumlar
  1. Nurgül diyor

    Çocuğum bebekliğinden beri iştahsız. Zorla yemek yediriyorum. Peynir hiç yemedi 6 yaşında inat bir çocuk. Hamur işlerinin içine karıstırıp caktirmadan yediyorum. Ama nereye kadar bu kacakcilik. Cocugumu yemeye nasil alistirabilirim ? Yemek seciyor.

  2. Rumeysa diyor

    Benim çocuğumda çok iştahsız. Aile içi ağız birliğimiz yok. Aman yemezse yemesin lafları dolanıyor. Çocukta pek tabii bunları duyuyor istediğini yaptırıyor.

  3. Ebru diyor

    Arkadaslar bende pekmezi surup sisesine koydum her gün iki kaşık içiriyorum şurup diye. Güçlenceksin bunu içince diyorum o hevesle içiriyorum .

    1. Simge diyor

      Teşekkürler her şey için…

  4. Züleyha diyor

    Iyi ki sizi tanımışım

  5. Zeynep aksu diyor

    Rabia hanım sayenizde çocuğuma beslenme alışkanlığı kazandırdım çoook teşekkür ederimm

Yorum Yapın