Helicobacter Pylori Enfeksiyonunun Metabolizma Üzerine Etkileri

0 168

Helicobacter  Pylori  ülkemizde ve dünyada yaygın olarak görülen ve nüfusun yaklaşık %50 sinden fazlasını etkileyen gram negatif bir patojendir . En önemli bulaş kaynağı insanlar arası temas olduğu bildirilen bu bakteri, gelişmekte olan ülkelerde popülasyonun %80’i, gelişmiş ülkelerde %20-80’ini etkilemektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalarda enfeksiyon görülme sıklığının yaklaşık %70-80 olduğu belirtilmektedir. Tanısı genellikle üre nefes testi, dışkıda antijen saptanması ve endoskopik değerlendirmeyle koyulmaktadır. Çocukluktan itibaren yaş ilerledikçe enfeksiyon  görülme sıklığının arttığı belirtilmekte, çocuklukta düşük sosyoekonomik koşullar altında yaşayan bireylerin ileriki yıllarda H. pylori enfeksiyonuna yakalanma risklerinin daha fazla olduğu ifade edilmektedir. Yapılan çalışmalarda, düşük sosyoekonomik düzey, taze sebze, meyve tüketiminin az ve fast food tüketiminin fazla olması, yetersiz ağız  hijyeni ve sigara kullanımının H. pylori enfeksiyonuna yakalanma riskini arttırdığı bildirilmektedir.

Helicobacter  Pylori Enfeksiyonundan Korunma ve Tedavide Beslenmenin Etkisi

H.pylori enfeksiyonunda diyet tedavisinin enfeksiyonun şiddetini ve derecesini azaltmada etkili olduğu belirtilmekte, özellikle bazı sebze ve meyvelerin, baharatların, esansiyel yağların, arıcılık ürünlerinin (bal, propolis) ve probiyotiklerin olumlu etkileri üzerinde durulmaktadır. Taze meyve ve sebzelerin içerdikleri biyoflavonoidler, fitokimyasallar ve askorbik asitin antioksidan olması, balın içerdikleri hidrojen peroksit bileşenleri ve non peroksit bileşenlerinin antimikrobiyal etkisi nedeniyle, yeşil çayın içerdiği polifenolik kateşinlerin anti enfeksiyöz etki göstermesi sebebiyle H. pyloriden korunmada ve tedavide etkili oldukları bildirilmektedir . Ayrıca çay kateşinlerinin H. pyloriye karşı antibakteriyel etkilerinin olduğu ve oluşan gastrik mukozal hasara karşı tedavi edici etkisinin olabileceği belirtilmiştir . Yapılan bir çalışmada, beslenme alışkanlıkları ile H. pylori görülme riski arasındaki ilişki araştırılmış, sosis, sucuk, salam gibi besinler, mayonez, alkolsüz içecekler  ve burger tüketimi ile H. pylori enfeksiyonu arasında pozitif ilişki olduğu bulunmuş, taze meyve ve sebze tüketiminin az olmasının da önemli bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Ayrıca balık, bal, zeytinyağı, fasulye ve bezelye tüketiminin H. pylori enfeksiyonuyla negatif ilişkili olduğu ifade edilmiştir.  H. pylori pozitif ve yüksek tuz tüketimi olan bireylerin helicobacter negatif ve tuz tüketimleri daha az olan bireylere göre gastrik kanser için 10 kat daha fazla risk taşıdıkları, meyve ve sebze tüketiminin riski azalttığı saptanmıştır. Süt ve süt ürünlerinin H. pyloriye karşı koruyucu aktivitede bulunduğu ve tedaviye destek olduğu gösterilmiştir.

Yorum Yapın